Batıda “Arap Baharı” olarak adlandırılan Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerindeki ayaklanmalar seçimlerle sonuçlanmaya devam ediyor. İlk olarak Tunus’ta yapılan seçimlerde yüzde 41,5 oyla zafer kazanan ve İslami kimliğiyle ön plana çıkan En Nahda Partisinin ardından şimdi de Müslüman Kardeşler’in Mısır’daki seçim zaferi hem Batı’yı hem de bölgede giderek yalnızlaşan İsrail’i rahatsız etti.
Devrik diktatörü Hüsnü Mübarek zamanında olduğu gibi, Müslüman Kardeşler’in seçim zaferiyle artık Mısır’ın yanında yer almayacağını gören İsrail’in bu sıkıntısını yüksek sesle de ifade edilmeye başladı. İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, Mısır’da yapılan seçimlerde Müslüman Kardeşler’in yakaladığı zaferi “çok rahatsız edici” bir durum olarak değerlendirdi.
İSRAİL KABUL ETMESE DE MISIR’I KAYBETTİ
İsrail’in Mübarek rejimi sonrası Mısır ile ilişkilerinin bozulmayacağına inanan ve hatta “Mısır, Türkiye’ye uyup İsrail’e sırtını dönmez” şeklinde demeçler veren İsrailli tarihçi Ehud Toledano’nun bu görüşü İsrail Savunma Bakanı Barak’ın “Müslüman Kardeşler” rahatsızlığını dile getirmesiyle çürütülmüş oldu. Tarihçi Toledano, İsrail’in bir dost kaybettiğini ise kabul etti. Çünkü İsrail, diktatör yönetimindeki Mısır’ın hem iç hem dış politikasını yönlendirebiliyor ve Mısır da bölgede İsrail’in Hamas’a karşı uyguladığı siyasi ve ekonomik yaptırımlara destek vererek İsrail’in savunuculuğunu üstleniyordu.
DEMOKRATİK SEÇİM RAHATSIZ ETTİ
Tunus’ta gerçekleşen seçimlerde yüzde 41,5 oyla zafer kazanan En Nahda Partisi’nin İslami bir kimliğe sahip olması Batı’yı rahatsız etmişti. Batı halk ayaklanmalarına destek verse de Gannuşi liderliğindeki En Nahda Partisinin bundan sonraki tutumunun nasıl olacağı konusunda kuşkucu ve sorgulayıcı bir tutum sergilemeye devam ediyor. Tunus’un ardından Mısır’da yapılan seçimlerde de Müslüman Kardeşler cemaati tarafından kurulan Özgürlük ve Adalet Partisinin geçerli oyların yüzde 36.6’sını alarak kazandığı zafer de hem Batı ülkelerinde hem de İsrail’de büyük rahatsızlığa neden oldu. 2010 yılında Tunus, 2011 yılında da Mısır ve Ürdün’de düzenlenen protesto gösterilerinde önemli bir rol üstlenen Müslüman Kardeşler’in bu zaferi bekleniyordu.
EN NAHDA VE MÜSLÜMAN KARDEŞLERİN İŞİ ZOR
Büyük bir halk desteği kazanan En Nahda Partisi ve Müslüman Kardeşler’i bundan sonraki dönemde zor günler bekliyor. Üzerindeki kuşkular nedeniyle bir meşruiyet sorunu yaşayan En Nahda Partisi aynı zamanda ekonomik, politik ve toplumsal açıdan yıkılmış bir ülkeyi yeniden ayağa kaldırmaya çalışacak. Uzmanlar, En Nahda’nın bundan sonraki süreçte halkın taleplerini karşılamadığı takdirde kazandığı zaferin mutluluğunu uzun süre yaşayamayacağına dikkat çekti. Müslüman Kardeşler’in ise seçimlerin hemen ardından ortaya atılan “dış yardım” iddiaları ile başı dertte. Liberal Parti Lideri Necip Saviris seçimlerin ilk aşamasını galibi Müslüman Kardeşler’in Hürriyet ve Adalet Partisi ile ikincisi Selefi Nur Partisi’nin “ABD, Suudi Arabistan ve Katar’dan maddi yardım aldığını” iddia etti. Bu iddia nedeniyle seçim zaferi mutluluğunu yaşayamayan Müslüman Kardeşler, konuyu yargıya taşıyacağını açıkladı.
